banner71

Kavlak’tan hodri meydan

Türk Metal Sendikası (TMS) Kapaklı Şubesi 1. Olağan Genel Kurulu yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. TMS Kapaklı Şube Başkanı Günay Özden güven tazelerken, TMS Genel Başkanı Pevrul Kavlak, uyuşmazlık ile sonuçlanan MESS ile gerçekleşen toplu iş sözleşmesine değinerek, “Sesimizi duymayanları, bizi görmeyenleri, anlamayanları can damarından vuracağız. Her gün daha az çalışacağız. Mücadele nasıl edilir, kavga nasıl verilir, helal ekmek nasıl kazanılır, dosta, düşmana göstereceğiz. Ben çıktığımız bu yeni yoldan zaferle döneceğimize inanıyorum. Sizin de inanmanızı istiyorum. Yolumuz açık olsun. Gazamız mübarek olsun. Allah yar ve yardımcımız olsun” dedi.

Gündem 29.12.2019, 17:22 Bakış Haber Merkezi
Kavlak’tan hodri meydan

Kapaklı Bakış - Kapaklı’daki Business Ekspress Otel’de gerçekleştirilen TMS Kapaklı Şubesi 1. Olağan Genel Kurulu’na Türk-İş Konfederasyonu Genel Sekreteri ve Türk Metal Sendikası Genel Başkanı Pevrul Kavlak, Türk Metal Sendikası Çerkezköy Şube Başkanı Murat Koçak, Türk Metal Sendikası Kapaklı Şube Başkanı Günay Özden, siyasiler, sendika temsilcileri ve binlerce sendika üyesi katıldı.

“FABRİKALARIMIZIN GECE GÜNDÜZ DEMEDEN ÇALIŞAN YILMAZ BEKÇİLERİDİR”

Genel kurulda ilk konuşmayı TMS Kapaklı Şube Başkanı Günay Özden gerçekleştirdi. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Her fabrika bir kaledir.” sözüyle konuşmasına başlayan Özden, “Bu söz güçlü bir ekonomi, güçlü ve bağımsız bir ülke için üretimin olmazsa olmaz olduğuna yapılan en güzel ve açık vurgudur. Büyük önderimizin bize gösterdiği yolda olduğu gibi, ülkemiz, güzel günlere, refah içinde huzurlu yarınlara ancak ve ancak üretmekle ulaşacaktır. Ancak üretirken de milli gelirin hakça bölüşülmediği, emekçinin haklarını alamadığı durumlarda tam manasıyla güçlü ve bağımsız bir ekonominin varlığından bahsedemeyiz. Ülkemizde hem ekmeğin adaletli bölüştürülmesi için mücadele edecek, hem de ekmeğin üretilmesi için her zaman elinden gelen tüm gücü ortaya koyacak bir sendikaya ihtiyaç vardır. İşte tam bu noktada Türk-İş Konfederasyonumuz ve sendikamız Türk Metal, üstlendiği milli misyonla tüm bu ihtiyaçlara cevap vererek, ülkemiz adına güzel yarınlar için mücadelesini sürdürmektedir. Elbette ki Türk Metalli emekçiler de, bu her biri kale olan fabrikalarımızın gece gündüz demeden çalışan yılmaz bekçileridir.” dedi.

“HAYIRLAR GETİRMESİNİ TEMENNİ EDİYORUM”

Özden konuşmasını şöyle sürdürdü: Sendikamız kurulduğu günden bugüne kadar 210 bin üyeye ulaşmış ve mücadele içinde geçen 56 yıllık tarihinde üretmek, kazanmak ve kazandırmak ilkesinden asla ödün vermemiştir. Sendikamız, saygıdeğer genel başkanı Pevrul Kavlak önderliğinde imzaladığı sözleşmeler ile de “Vurduğu yerden ses getirir” hale gelmiştir. Her geçen gün daha da büyümüş, güçlenmiş ve kurumsallaşmıştır. Kuruluşundan bugüne kadar vermiş olduğu hak ve demokrasi mücadelesiyle, Türkiye’de ve dünyada saygın bir yer edinen sendikamızın bayrağını, Kapaklı Şubesi olarak daima bir ileri noktaya taşımak için ve bölgemizde sendikasız çalışan tek bir metal emekçisi kalmayana dek mücadelemizi sürdüreceğiz. Bu salonu dolduran metal emekçileri olarak bizler, ulu çınar Türk metalimizin birer parçasıyız. Koşulların her geçen gün zorlaştığı bu günlerde, vatanımıza, bayrağımıza, emeğimize, alın terimize, sendikamıza kısacası birbirimize sımsıkı sarıldık. Sizlerin ve genel merkezimizin arkasında kale gibi duruyoruz. Allah’ın izni ile hiçbir zaman yüzünüzü kara çıkarmadan bize olan güveninizi ve inancınızı koruyacağız. Kapaklı Şubemizin üyelerimize, bölgemize, çalışma hayatına hayırlar getirmesini temenni ediyorum.

“TOPRAK CÖMERTTİR AMA BİR DİLİM EKMEĞE MUHTAÇ EDERLER”

Özden’in ardından Türk-İş Konfederasyonu Genel Sekreteri ve Türk Metal Sendikası Genel Başkanı Pevrul Kavlak bir konuşma yaptı. Kavlak konuşmasına şöyle başladı: Yaşam, en uzun ve en zor yolculuktur. Bu büyük serüven biz daha anne karnındayken başlar. Aralıksız ölene kadar da devam eder. Çırılçıplak geliriz dünyaya. Hiç kimse bize varlıklı, sağlıklı, mutlu, güvenli bir yaşam garantisi vermez. Hava bedavadır ama suyu parayla satarlar. Toprak cömerttir ama bir dilim ekmeğe muhtaç ederler. Dünya kalabalıktır ama çaresizlik içinde bir başımıza bırakırlar. Bilmediğimiz bir yokuşu tırmanmaya, bilmediğimiz bir geleceğe yürümeye başlarız. Hayat, işte bu yürüyüşün adıdır. Hayat zordur ama bizim de içimizde yanan bir ateş vardır. O ateş ki, yolumuza ışık tutar. O ateş ki, bizi birleştirir, gücümüze güç katar. O ateş ki, bize dünyanın kapılarını aralar. Biz, işte o ateşle girdik birbirimizin koluna. O ateşle erittik çeliği, o korla dağladık yüreklerimizi. Önce, bir avuç metal emekçisiydik. Sonra binler olduk, yetmedi, on binler olduk, şimdi yüz binlerle yürüyoruz bu yolda. Bütün engellere rağmen, kurulan tuzaklara, dünyanın kirine, pasına, ekmeğimize, aşımıza göz koyanlara rağmen dimdik ayaktayız. Vuruşa vuruşa yürüdüğümüz bu yoldan bütün emekçi kardeşlerime selam olsun.

“GURUR DUYUYORUM”

Bir sendikacının öncelikle iki görevi olduğunu ifade eden Kavlak, “Bunlardan ilki örgütlenerek emekçileri birleştirmek, ikincisi de üyeleri için, en iyi toplu sözleşmeyi imzalamaktır. Ben kendi sendikal geçmişime baktığımda, çok şükür ki, bu iki görevin de üstesinden geldiğimi düşünüyorum. Türk Metal’in büyüklüğünden de attığım imzalardan da gurur duyuyorum. Ama ben bunu elbette ki kendi başıma yapmadım. Yanımda hep güvendiğim mangal yürekli delikanlılar, özü sözü bir, mert kadınlar vardı. Gözü pek, inancı tam yiğit Türk metalciler vardı. Yani, sizler vardınız değerli dostlarım, sizler vardınız.” diye konuştu.

“TRAKYA BENİM KANIMIN KAYNADIĞI YERDİR”

Kırıkkale’de doğduğunu ve orada büyüdüğünü belirten Kavlak konuşmasını şöyle sürdürdü: “İşçi tulumunu orada giydim, elim orada ekmek tuttu ama bu topraklarda sendikacı oldum. Yani bir sendikacı olarak burada yeniden dünyaya geldim. Trakya, benim hep kanımın kaynadığı yerdir. Hele, havanın puslandığı, müzakere masasının dağıldığı, uzattığımız elin havada kaldığı bugünlerde. Ne yalan söyleyeyim, kanım kaynıyor da kaynıyor, kaynıyor da kaynıyor. Uzun süredir bugünü bekliyorum. En önemli mesajlarımı bugüne sakladım. Burada, beni ben yapan bu güzel topraklarda sizlerle kucaklaşmayı, sizlerin yüreklerinizden güç almayı, kutsal kavgamızın ateşini buradan yakmayı, uzun süredir sabırla bekliyorum. İşte bugün buraya emek ve ekmek mücadelemizin ateşlini yakmaya geldim. Kavgamızın fitilini ateşlemeye geldim. Dostların arasındayız, güneşin sofrasındayız, uzun yürüyüşümüzün, haklı kavgamızın başlangıç noktasındayız. El eleyiz, omuz omuzayız. İyi ki birlikteyiz. İyi ki varsınız. Dostlarım, bizim uzattığımız eli havada bıraktılar ama biz buradan, bu salondan havada kalan ellerimizi birleştirip, dev gibi bir yumrukla meydanlara çıkacağız. Caddelerde, sokaklarda sel gibi akacağız. Direnişin, mücadelenin kralını yapacağız. Bugün sendikamız için tarihi bir gün. Kapaklı şubemizin birinci olağan genel kurulu için bir araya geldik. Çiçeği burnunda bu genç şubemizin, sendikamızın gücüne ve mücadelesine çok şey katacağına inancım tam. Bundan hiç kuşkum yok.

“MASADA VAR GÜCÜMÜZLE DİRENDİK, MÜCADELE ETTİK”

Genel Kurul toplantısının sendika, bölge ve tüm işçi sınıfı için hayırlara vesile olmasını dileyerek konuşmasını sürdüren Kavlak konuşmasını şöyle sürdürdü: Geçtiğimiz salı günü MESS’e bağlı işyerlerimizden yaklaşık 700 arkadaşımız Ankara’daydı. Onlara hitaben bir konuşma yaptım. Başlangıçtan bugüne geldiğimiz süreci özetledim. Toplu sözleşme sürecinin başında bizim için olmazsa olmaz olan her zaman olduğu gibi tabanımızın sesiydi. Üyelerimizin beklentileri, talepleriydi. Baştan beri hep bu sese kulak verdik, hep tabanımızı dinledik. Çünkü biz bu sözleşmenin üyelerimiz açısından hayati bir öneme sahip olduğunu biliyorduk. MESS Grup Toplu İş Sözleşmesi öncesinde, üyelerimizin talep ve beklentilerini tespit için iki anket düzenledik. O anketlerden elde ettiğimiz sonuçları en ince ayrıntısına kadar elden geçirdik. Günlerce, gecelerce çalıştık. Sonunda ortaya çıkan çalışmayı sizlerin bilgisine sunduk ve onayınızı aldık. İşte MESS’e verdiğimiz ve her birimizin namusu gibi sahip çıktığı taslak bu şekilde oluştu. Bu taslak hepimizin ortak taslağıdır. Bizim onurumuzdur, sizlerin bize emanetidir. Masada var gücümüzle direndik, mücadele ettik. Kimseye boyun eğmedik, eyvallah demedik. Taslağı hazırlarken aklımızda tuttuğumuz, hiç unutmadığımız bazı gerçekler vardı. Bunlar, Türkiye’nin gerçekleridir. Bunları hiç aklımızdan çıkarmıyorduk. Nedir bunlar? İçinde bulunduğumuz acımasız yaşam koşullarıdır. Her geçen gün eriyen ücretlerimizdir. Gün geçtikçe pahalanan hayatın ta kendisidir. Gıdadaki, eğitim ve sağlıktaki enflasyondur. Kiradaki, enerjideki, ulaşımdaki enflasyondur. Öyle, Türkiye İstatistik Kurumu’nun nereden çıktığı belli olmayan rakamları değil, Türkiye’nin gerçek rakamlarıdır. Çarşının, pazarın, sokağın asıl gerçeği budur. İşte biz bunları düşünerek, hesaba katarak, üyelerimizi bu süreçte mağdur etmemek için ince eleyip, sık dokuyarak bir taslak hazırladık. Kendimize güveniyorduk çünkü kendi gerçeklerimizi de iyi biliyorduk. Ne kadar ürettiğimizi, nasıl kaliteli ürettiğimizi, gece gündüz demeden nasıl fedakarca çalıştığımızı, işyerimize nasıl sahip çıktığımızı, üretim ve ihracat rekorları kırdığımızı ve bütün bunların üstesinden gelirken, nasıl bir yaşam kavgası verdiğimizi, bunların hepsini ama hepsini iyi biliyorduk. Biz müzakere masasına bunları gözeterek, bütün iyi niyetimizle birlikte oturduk. İşin doğası gereği pazarlığa açık, uzlaşmacı, kendimizi düşündüğümüz kadar ülke gerçeklerini de düşünerek elimizi uzattık. Ancak ne yazık ki elimiz yine havada kaldı. Taleplerimizi, taslağımızı, haklı nedenlerimizi masa anladı, sandalye anladı, taş anladı, Onlar anlamadılar. Bize dediler ki, Gidin bir kez daha tarih yazın. Peki, dedik. O zaman şimdi sıra yeniden tarih yazmaya geldi. Tarihi biz yazacağız, onlar okuyacaklar. Biz yazacağız, onlar okuyacaklar.

“BİZİ BİR LOKMA, BİR HIRKAYA MAHKUM ETMEK İSTEDİLER”

Mücadele aşamasına geldiklerini belirten Kavlak, “Sendikal mücadele denilince her zaman sokaklar, meydanlar akla gelir. Yürüyüşler, mitingler düşünülür, doğrudur. Sendikal mücadelenin zirve noktası orasıdır. Eylemdir, gerektiğinde kavgadır ama sendikal mücadelenin bir de masa boyutu vardır. Orası da çetin bir süreçtir. Zor bir mücadeledir. O masa, çelik gibi sinirler ister, sabır ister, dayanıklılık ister. Mangal gibi yürek ister. O yürek işte bu salondadır. Sizlerdedir. Bugün bu noktaya gelene kadar, mücadelemizi iyi niyetle masada sürdürdük. İlk kavgamızı orada verdik. Yüreğimizi orada ortaya koyduk. 7 Ekim 2019 tarihinde başlayan görüşmelerde, sabrımızla, sükunetimizle sözleşme teklifimizi elimizden geldiğince savunduk. 44 maddeyi herhangi bir sorun yaşamadan, tarafların anlaşmasıyla geçtik, bitirdik. Ancak 64 maddede ve 2 yönetmelikte uzlaşma sağlayamadık. Bütün iyi niyetimize ve çabamıza rağmen MESS’le uzlaşamadık. Oysa bizim amacımız masada uzlaşmak, bu işi orada bitirmekti. Çünkü bizim için en iyi sözleşme masada biten sözleşmeydi. Ancak muhatabımızdan aynı yaklaşımı göremedik. Biz, yeni hakları konuşalım, kazanılmış haklarımızı koruyalım, üzerine daha iyi haklar alalım derken, onlar, kazanılmış haklarımıza göz diktiler. Daha önce üzerlerinde defalarca konuşup uzlaştığımız haklarımızı Yeniden masaya getirdiler. Biz, çağdaş çalışma koşulları, insan onuruna yaraşır bir yaşam derken, onlar esnek çalışma, kıstalyem, denkleştirme gibi çağdışı uygulamaları dayattılar. İşyerlerine kölelik düzenini getirmek istediler. Biz emeğimizi, alın terimizin karşılığı deyince de, onlar size enflasyon kadar zam yeter dediler. Bizi bir lokma, bir hırkaya mahkum etmek istediler. İşte bunlar bizim için sözün bittiği, bıçağın kemiğe dayandığı yerdi. Müzakerelerin 5. oturumunda uyuşmazlık zaptını tuttuk ve masadan kalktık.”dedi.

“HERKES TÜRK METAL’İN GÜCÜNÜ GÖRECEK”

Şube başkanları ve sendika yöneticilerine teşekkür ederek konuşmasını sürdüren Kavlak, “Ben bugüne kadar sahaya inmedim. Daha çizmeleri giymedim. Son sözü söylemedim ama hiç merak etmeyin İşte o gün geldi. Kapaklı’da, toprağımda, arkamdaki dağ gibi güçle, sizlerle birlikte, o çizmeleri giyiyorum, mücadele ateşini yakıyorum. Biz, çalışma barışından yanayız. Biz, karda kışta eylem yapma meraklısı da değiliz, barıştan, huzurdan yanayız ama bize dayatılan bu sefalet sözleşmesine, tepkimizi koymasını da biliriz. Bundan böyle yapacağımız eylemlerle, herkes Türk Metal’in gücünü görecek. Biz, kavgadan yana değiliz ama kavga etmeyi de iyi biliriz. Madem siz masayı dağıttınız, gün gelecek o masayı dağıttığınız gibi, toplayacaksınız.” ifadelerini kullandı. 

“BU MASALLARA KARNIMIZ TOK”

MESS’in masadaki dayatmalarının kendilerini hayal kırıklığına uğrattığını ifade eden Kavlak, “Nedir bu yüzde 6 değerli dostlarım? İkramiyeyi sene sonunda verelim, işçi çocuklarına staj yaptırmayalım, sözleşmeyi üç yıllık yapalım, esnek çalışalım, Şunu kaldıralım, bunu bitirelim. Yahu ayıptır. Sözleşmelerde hep ileriye doğru iyileştirmeler olur, Allah aşkına, bu geriye gidiş nedir? Soruyorum, nedir? İşler durgun diyorlar. Evet, bunu biz de biliyoruz. Ekonominin içinde bulunduğu durumu biz de görüyoruz. Piyasalardaki gerilemeyi, satışlardaki düşüşü, hepsini görüyoruz, biliyoruz. Peki ya biz? Biz uzayda mı yaşıyoruz? Bu krizler, zamlar, pahalılık bizi etkilemiyor mu? Senin fabrikanda kullandığın elektriğe, doğalgaza zam geliyor da, benim evimdekine gelmiyor mu? Sen hiç pazara gidiyor musun? Git pazara da gör bakalım, soğanın, patatesin kilosu kaç para. Bir git de gör bakalım, biz neler yaşıyoruz? Ne sıkıntılar çekiyoruz. Biz açıklanan bu resmi enflasyona göre sözleşme yapamayız. O rakamların bizim gerçeğimizle uzaktan, yakından ilgisi yok. Buradan TÜİK yetkililerine sesleniyorum. Alışverişi nereden yapıyorsanız bize de söyleyin de biz de oradan yapalım. Çünkü biz ekmeği, peyniri, zeytini sizin verdiğiniz fiyatlara bulamıyoruz. Bir de enflasyon sepetine koyduğunuz tenis topunu, yurt dışı tatilini, parfümü rüyamızda bile göremiyoruz. Yeter artık. Bu milleti kandırmayın. Bizi aptal yerine koymayın. Bizim karnımız ete aç, zeytine aç, peynire aç ama bu masallara karnımız tok.” ifadelerine yer verdi.

“KİMSE BİZİ EKMEĞİMİZLE TEHDİT EDEMEZ”

İşverenlere de seslenen Kavlak, “Bize geçen sözleşmede verdiklerinizi hatırlatıp durmayın. Biz geçen sözleşmede iyi mücadele ettik, sonuna kadar direndik. Onu siz vermediniz, biz aldık. O zaman işler de de iyiydi, siz de iyi niyet gösterdiniz iyi bir sözleşme yaptık. Siz de kazandınız, biz de kazandık. Ancak, marifet, işler iyiyken bize verdiğiniz değildir. İşler iyiyken herkes verir. Önemli olan bugündür. İşler kötü olduğunda da emekçinin alın terini gözetmektir. Bugün sınav günüdür, sınav. Biz işler kötüyken iyi bir sınav verdik. Türk Metal’in bütün kaynaklarını seferber ettik. 500 kişilik, bin kişilik eğitimler düzenledik. Tüm otellerimizi açtık. Duruşlarda arkadaşlarımızı otellerimize götürdük. Kısa çalışma ödeneğine evet dedik. Yani dostlarım, biz dar günde elimizi taşın altına koyduk. Kara gün dostu olduğumuzu gösterdik. Şimdi sıra işverenlerimizde, şimdi onlar üzerlerine düşeni yapacak. Onlar ellerini taşın altına koyacak. Kara gün dostu olduğunu gösterecek. MESS’in bir başka dayatması da üç yıllık sözleşmedir. Buna gerekçe olarak da bazı ülkelerdeki sözleşme sürelerini gösteriyorlar. İzlanda’da üç yıllıkmış, Danimarka’da beş yıllıkmış, Bilmem nerede neymiş.  Geçin bunları geçin bu ülkenin gerçekleriyle yüzleşin. Hayatın gerçekleriyle yüzleşin. Senin örnek gösterdiğin o ülkelerde gayri safi milli hasıla ne kadar biliyor musun? Ortalama ücretler ne kadar haberin var mı? Enflasyon ne kadar bunu biliyor musun? Bana doğru dürüst bir örnek göster de, ben de sana hak vereyim. Siz gidin onları başkalarına anlatın. Bizim bunlara da karnımız tok. MESS yöneticileri bizim taleplerimizin istihdamı tehlikeye atacağını söylüyor. Öyle yağma yok. Kimse bizi ekmeğimizle tehdit edemez. Kimse aşımıza, ekmeğimize göz koyamaz. Metal işçisini küçük göremez. Yapamaz. Yaparsa bu dünyayı onlara dar ederiz. Bu gök kubbeyi başlarına yıkarız. Herkes aklını başına alsın.”dedi.

“BİZİ ÇALIŞTIRAMAZSINIZ”

Açlıkla tehdit edildiklerini ve bunun yanıtını meydanlarda vereceklerini belirten Kavlak, “Geçen dönem yaptığımız sözleşme anlaşmazlıkla sonuçlanınca, Anayasamızın ve yasalarımızın bize verdiği demokratik hakkımız olan grev hakkımızı kullanmak istedik. Kararımızı aldık, uygulama tarihini açıkladık. Ancak hükümet, iş kolumuzla hiç ilgisi olmayan genel sağlık ve güvenlik gerekçesiyle grevimizi erteledi. Yasal hakkımızı elimizden aldı. Anlaşıyorsanız anlaşın, yoksa Yüksek Hakeme gidersin, üç kuruş zammı alırsın, oturursun dediler. O gün de söylemiştim şimdi yine söylüyorum. Bizim grevimizi yine erteleyebilirsiniz, Bizi Yüksek Hakem Kurulu’na götürebilirsiniz, bize de tıpkı Tüpraş’ta yaptığınız gibi sefalet ücreti verebilirsiniz ama bunun bedelini de ödersiniz. Bizden verim alamazsınız. Bir daha bizim yüzümüze bakamazsınız. Bizi çalıştıramazsınız.” diye konuştu. 

“DİRENE DİRENE KAZANACAĞIZ”

Emek ve ekmek için mücadele etmekten geri durmayacaklarını belirten Kavlak konuşmasını şu ifadelerle tamamladı: “Bizim için ekmeğimiz ve işimiz ayrılmaz bir bütündür. Biri için diğerinden vazgeçmeyiz. Bunu günlerdir yaptığımız eylemlerle gösterdik, göstermeye de devam edeceğiz. Türk Metal’in örgütlü olduğu fabrikalardan yükselen sesler, hakkını arayan işçinin sesidir. Alın terinin karşılığını isteyen emekçinin sesidir. Enflasyon dayatmasına hayır diyen Türk Metalcilerin sesidir. Buradan bir kez daha ilan ediyoruz; Türk Metal olarak, üyelerimizin hayır dediği hiçbir şeyi kabul etmeyeceğiz. Tamam diyene kadar mücadele vereceğiz. Tamam diyene kadar direneceğiz. Direne direne kazanacağız. Biz bu sözleşmeyle yalnızca metal işçilerinin değil, Türkiye işçi sınıfının yolunu açacağız. Buzkıran gemisi olacağız. Yine ezberleri bozacağız. Yine kazanacağız. Sendikal hareket umutsuzluk içinde. İşçi emeklileri ancak yüzde 5 alabildi. Memur ve memur emeklileri 4+4’e imza attı. Tekstil grup sözleşmesi yüzde 8’e bitti. Kamu sözleşmeleri yine yüzde 8’e bitti. Tüpraş gibi dev bir kuruluşun sözleşmesi, Yüksek Hakem Kurulunda yüzde 6’ya bitirildi. Asgari ücret yine sefalet ücreti oldu. Yıllık yüzde 15 olarak belirlendi. Yüzde 4’ünü ise zaten devlet verdi, işverenin cebinden çıkan yıllık yüzde 11 oldu. Altı aylık asgari ücreti düşünürsek, bunlar Yüksek Hakem’den bile insafsız çıktılar. İşte umutsuzluğun nedeni bütün bu rakamlardır. O nedenle sendikal hareketin umudu, sizdedir. Gözü kulağı bizim sözleşmededir. 

“ALLAH YAR VE YARDIMCIMIZ OLSUN”

Bu sözleşme bizim için çok önemlidir. Bugüne kadarki eylemlerimizden edindiğim izlenimim budur. Sizlerden ricam, eylemlerin bir taşkınlık olmadan, kimseyi üzmeden, kırmadan yapılmasıdır. Türk Metal üyesi bilinçlidir, uyanıktır. Fırsatçılara izin vermezler ama yine de buradan uyarmak isterim. Türk Metal’in planladığı, örgütlediği eylemlerin dışında hiçbir çağrıya itibar etmeyin. Kimse fırsatçıların oyununa gelmesin. Kimse haklıyken haksız duruma düşmesin. Sadece şube yöneticilerini ve temsilcileri dinleyin. Onların istediklerini yapın. Ankara’da temsilcilerimiz yoğun bir çalışma yaptı. Bundan sonraki süreçte yol haritamızın nasıl olacağıyla ilgili Bize önerilerde bulundular. Biz de bu sonuçları Yönetim Kurulumuz ve Başkanlar Kurulumuzda değerlendirdik. Önümüzdeki dönemde yapacağımız çalışmalarımızı, eylemlerimizi belirledik. Bu arada da boş durmadık. İşverenlere uyarılara devam etmek için karar aldık, tüm işyerlerinde fazla mesaileri kaldırdık. Bu iş bitene kadar hiç kimse fazla mesaiye kalmayacak. Herkes metal işçisinin kıymetini anlayacak. Biz olmazsak çarkların dönmeyeceğini, bacaların tütmeyeceğini görecek. Bu süreçte üyelerimizi fazla mesaiye çağıran, zorlayan, gelmeyenleri cezalandırmaya kalkan, bütün işverenlere tepkimiz sert olacak. Bunu herkes böyle bilsin. Şu anda arabulucu aşamasındayız. Arabulucu atandı, göreve başladı. Salı günü de tarafları görüşmeye çağırdı. Ancak orada da uzlaşamadık, Toplantıdan ayrıldık. Umuyorum ki, arabulucu raporunu da 15 gün içinde verecek. Ama biz bu süreçte, davamıza sahip çıkacağız. Yolumuza devam edeceğiz. Eylemlerimizi, direnişlerimizi artıracağız, Kararlılığımızı göstereceğiz. Fitili 3 Ocak’ta ateşleyeceğiz. O günden başlayarak önce yemekhane protestoları yapacağız. Ardından üretimden gelen gücümüzü göstereceğiz. Vardiya giriş çıkışlarında her iki vardiyayı birleştirerek toplu basın açıklamaları yapacağız. 6 Ocak günü 10 dakikayla başlıyoruz. 10 Ocak’ta bunu 15 dakikaya çıkaracağız. 13 Ocak’ta 20 dakikaya çıkaracağız. MESS temsilciliklerine siyah çelenk koyacağız. Olmadı, 19 Ocak’ta Bursa’da yüzbinlerle miting yapacağız. Sesimizi duymayanları, bizi görmeyenleri, anlamayanları can damarından vuracağız. Her gün daha az çalışacağız. Mücadele nasıl edilir, kavga nasıl verilir, helal ekmek nasıl kazanılır, dosta, düşmana göstereceğiz. Ben çıktığımız bu yeni yoldan zaferle döneceğimize inanıyorum.  Sizin de inanmanızı istiyorum. Yolumuz açık olsun. Gazamız mübarek olsun. Allah yar ve yardımcımız olsun. Genel Kurulumuza bir kez daha başarılar diliyorum. Sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Allah’a emanet olun.

DİVAN HEYETİ OLUŞTURULDU

Konuşması sloganlarla desteklenen Kavlak’ın ardından divan heyeti oluşturuldu. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşımızın okunmasının ardından genel kurula katılan misafirler takdim edildi ve söz almak isteyen misafirler birer konuşma gerçekleştirdi. Faaliyet raporunun oluşturulmasının ardından genel kurul ibra edildi. Yönetim kurulu üyeleri belirlendi. Genel kurula tek liste ile giren Türk Metal Sendikası Kapaklı Şube Başkanı Günay Özden güven tazeledi.
Genel kurul fotoğraf çektirilmesi ve ikramlar ile son buldu.

Kaynak: Kapaklı Bakış
Yorumlar (0)
Namaz Vakti 06 Mayıs 2021
İmsak 04:14
Güneş 05:55
Öğle 13:12
İkindi 17:04
Akşam 20:18
Yatsı 21:52
14°
hafif yağmur
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 37 81
2. Fenerbahçe 37 76
3. Galatasaray 37 75
4. Trabzonspor 37 64
5. Sivasspor 37 58
6. Alanyaspor 38 57
7. Hatayspor 37 57
8. Gaziantep FK 37 54
9. Göztepe 37 51
10. Karagümrük 37 51
11. Konyaspor 37 45
12. Rizespor 37 45
13. Antalyaspor 38 43
14. Başakşehir 37 43
15. Malatyaspor 37 41
16. Kasımpaşa 37 40
17. Kayserispor 37 39
18. Ankaragücü 37 38
19. Erzurumspor 38 37
20. Gençlerbirliği 37 35
21. Denizlispor 37 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 33 67
2. Giresunspor 33 67
3. Samsunspor 33 67
4. İstanbulspor 33 61
5. Altay 33 60
6. Altınordu 33 57
7. Ankara Keçiörengücü 33 55
8. Ümraniye 33 50
9. Tuzlaspor 33 47
10. Bursaspor 33 46
11. Bandırmaspor 33 42
12. Boluspor 33 39
13. Balıkesirspor 33 35
14. Adanaspor 33 34
15. Menemenspor 33 34
16. Akhisar Bld.Spor 33 29
17. Ankaraspor 33 26
18. Eskişehirspor 33 8
Takımlar O P
1. Man City 34 80
2. M. United 33 67
3. Leicester City 34 63
4. Chelsea 34 61
5. West Ham 34 58
6. Tottenham 34 56
7. Liverpool 33 54
8. Everton 33 52
9. Arsenal 34 49
10. Aston Villa 33 48
11. Leeds United 34 47
12. Wolverhampton 34 42
13. Crystal Palace 33 38
14. Brighton 34 37
15. Southampton 33 37
16. Burnley 34 36
17. Newcastle 34 36
18. Fulham 34 27
19. West Bromwich 34 26
20. Sheffield United 34 17
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 34 76
2. Real Madrid 34 74
3. Barcelona 34 74
4. Sevilla 34 70
5. Real Sociedad 34 53
6. Villarreal 34 52
7. Real Betis 34 51
8. Granada 34 45
9. Athletic Bilbao 34 45
10. Celta de Vigo 34 44
11. Osasuna 34 40
12. Cádiz 34 40
13. Levante 34 38
14. Valencia 34 36
15. Getafe 34 34
16. Deportivo Alaves 34 31
17. Real Valladolid 34 31
18. Huesca 34 30
19. Elche 34 30
20. Eibar 34 26

Gelişmelerden Haberdar Olun

@